
"Mr. President Abdullah Rose" nidaları ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yolunu kesen 2008 Nobon güzeli, iktisat ve uluslararası ilişkiler alanlarında çift anadal diploması ile siyaset biliminde doktora derecesine sahip olduğunu ve üç dil konuştuğunu vurgulayarak, "ancak yine de iş bulamıyorum. Kişi başı milli gelir 7 bin dolar oldu diyorlar, ama aylık 3 bin dolar tutarındaki solaryum masrafımı bile ödeyemiyorum" diyerek serzenişte bulundu. İktisadi ve siyasi konulardaki derin bilgi birikimi ile Cumhurbaşkanı'nı etkileyen güzelimiz, Cumhurbaşkanlığı Özel Dolma Kalemi olmaya talip olduğunu da belirtti. Sıkı bir raggea dinleyicisi olduğunu, bu nedenle kamusal alana ve hatta Cumhurbaşkanlığı makamına rasta saçları ile girmek istediğini belirten Nobon güzeli, kişisel tercihleri konusunda destek ve özgürlük isteyerek, “bir gün Cumhurbaşkanı olursam köşke mayo ve rasta saçla çıkacağım. Köşkte türban oluyorsa, rasta da olabilmeli” dedi.
Nobon güzeli ayrıca, Jedi dinine inanan sevgilisinin inancı gereği pelerin ile üniversitede derslere katılmak arzusunda olduğunu, ancak kantinci tarafından "okula bornozla gelmeye utanmıyor musun lan ahlaksız, ırz düşmanı?!" bahanesi ile ağır şekilde dövüldüğünü anlatarak, mahalle baskısına karşı Cumhurbaşkanı'ndan yardım talebinde bulundu. Vaziyet karşısında çok duygulanan Hayrünissa Gül, durumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacağını, hatta Jedi Konseyi'ne çıkacağını ve gerekirse bayramda el öpmeye gideceği Master Yoda'dan kişisel yardım isteyeceğini söyledi.
işin adı: yenilebilir ev [edible house]Totaliter rejimlerde, mimarlığın birey ile yönetimsel erkler arasında kurduğu ilişki, bugün, demokratik olarak tanımlanan toplumsal yapılarda, farklı bağlamlarda halen sürmekte.
Totaliter rejimlerin yönetimsel erklerinin, kendi yönetimsel baskınlıklarını ve yönetimsel güçlü imajlarını, büyük, saran, baskılayan, kullanıcıyı ( bireyi ) egemenliği altına alan, onu sarsan, ürküten, güven veren, gaza getiren, algı bulandıran ya da algıyı yönlendiren yapılarla cisimleştirmesi ve yaşayışa dahil etmesi fikri, bugün inşa edilen, kurumsal binalar ve kültür yapılarında da uygulanıyor. Zaman yönetimsel birimleri değiştirmiş, egemen güçleri farklılaştırmış ama onların kendilerini temsil etme araçlarını çok da değiştirmemiş görünüyor.
Kentlinin, bugün bir özel kuruluşun marka binasıyla girdiği ilişki, totaliter dönem yönetimsel ya da kamusal binalar ile girilen ilişkiden çok da farklı değil. İmgesel güçlü mesaj yanında, yine benzer kontrollü geçişler ve seçici kontrollü değmeler ile kurulan bir kullanım ilişkisi. Çok belirgin konumlar yaratan, sınırlar çizen bir ilişki.
Tüm bunlar, zaman içinde yönetim ve yaşayışlarda biçimsel dönüşümler gerçekleşmiş olsa bile, yönetimlerin, hakim güçlerin kurgularının yapısal değişiklikler gerçirmediğini gösterir nitelikte.
İlişkilerin herhangi bir, radikal yeniden kurgusu yok.
Kurguların sözdeki temsilleri ne olursa olsun ( demokrasi, geçirimlilik, yanyanalık, katılım vs...) algı zorlayan, güçlü imgelerle çözümlemeleri zorlaştıran yapılar ya da ölçek küçülten farklı malzeme tercihi ve biçimsel düzenlemelerle daha dost ve insancıl görünmeye çalışan yapılar.
Diyagram aynı, sadece çizilen kalemin rengi değişik; ve herkes farklı renkleri sever.
Copyright (c) 2006 nobon nobonnobon.blogspot.com
Blog: nobon architecture, design, idea